Bu bir mim yazısı :) Kırmızı günlük tarafından paslandı... Aslında sevmem mim yazılarını.. Siminya gibi karşısındayım mim yazılarının.. ama Kırmızı bunu pasladığında pek de oflamadım, poflamadım... Kırmızı pasladıysa muhakkak birşey vardır dedim... Gecenin bir körü olmuştu aslında....pek yazabileceğime de inanmıyordum.. Kırmızının yana yakıla yazdığı yazıyı okudum.. Birden heyecanlandım aslında... Hemen çok da yabancısı olmadığım bu konuya ait Jeux de'fants serimi tekrar okudum.. bu çocuk biraz daha büyümüş diye? Kırmızı beni iyi algıladığından ya da aramızdaki doğru elektrikten olsa gerek 12den vurmuştu beni... Bu konulara girmeye yeniden hazırdım...

Bir kadını anlamakla başlar herşey.. Her kadın keşfedilecek bir gizemdir.. çok büyülü ve mistik bir cümle oldu belki ama bu böyle... her kadının saklamak istediği bir yanı vardır... göstermek istemediği bir doğası vardır... oynadığı bir tiyatro, var olmak istemediği bir de geçmişi... içinde kocaman bir öykü saklıdır... sonra gelenlerin okumaması içinde üzerinde büyük bir kilit vardır; pandoranın içinde saklıdır...
kadın, geçmişini saklamak; gelenin de buna saygı duymakla birlikte deşmeden korumasını ister...

Bir kadını keşfetmekle başlar herşey... Kadın oturuşundan, duruşundan, bakışından, tavırlarına kadar erkeğinin her hareketine bir anlam yüklemesini bekler... sadeliği seçer, detayında yok olup; sadeliğinin süslü çerçevesi olmak ister... beyazın içindeki masumiyetten değil, o masumiyetin altındaki
sessizliğin gölgesinden kurtulmak için bizi bekler...

Bir kadın, doğasında yok olup giderken, mucizesini bekler... mistik havası olmayan, gizemini önüne katıp ; sonrasında arkasında bırakanını ister...

kadın dört dörtlük erkek ister... bir hediye eşya mağazasından aldığı göz kamaştırıcı bibloya yüklediği anlamı yüklemek ister.. bu sersem bir cümle....

kadın, bir hikayesi olsun ister... omuzunu yasladığında anlatabildiği; kollarını açtığında sımsıkı sarılabildiği; üşüdüğünde sığınabildiği; gözlerini her daim görebildiği; güvenle fırtınalarını atlatabildiği; sabah kahvaltısını simit - çayla geçiştirebildiği; canı sıkıldığında yatak odasını terk edip salonda koltukta uyuyabildiği ama üşüdüğünde üstünü örtebilecek bir hikayenin içinde var olmak ister...

tıpkı soğuk kış gününde üşürken, sıcak bir kahveyle ellerinin ve içinin ısınmasını istediği gibi...


duyarsızlaşıyormuyumkiyoksa ;)





5 yorum

  1. siminya  

    ah bunlar nasıl cümleler, kadınları nasıl bu kadar iyi anladın ki ? harika bir yazı harika...

    Ama tek noktaya takıldım "kadın dört dörtlük erkek ister" ııh, sadece öyle istiyormuş gibi görünür bunun nedeni ise serserileri sevdiğini söyleyememesidir, serseriyle yaşamak cesaret ister.

    Demek kırmızı yolladı sana ? kaşınıyorsa kaşıyalım abi, sevaptır

  2. Adsız  

    kadınları iyi bir gözle deşifre etmişsin kardeşim, ama şu da varki kadınlar genellikle karşı tarafı anlamaya pek uğraşmıyolar, sadece anlaşılmak, yaptıklarının nedenlerinin bilincinde olunmasını istiyorlar...
    bi çok noktada tek taraflı düşünerek insanları çileden çıkartabiliyolarda... neyse, güzel bi yazı olmuş... emeğine sağlık kardeşim...

  3. beenmaya  

    vay be ne doğru seçimlerim var benim gurur duydum kendimle. işte budur diyorum harbiden çok şık olmuş çok güzel olmuş be arkadaşım helal olsun. gerçi bende simin gibi dört dörtlük kısmına takıldım ya neyse o kadar olur artık :))

    bu arada simine söyle ona da yolladım bir tane eylül pırtı olarak ahahha :)) hem kim kimi nerede nasıl kaşıyormuş bakayım :))

  4. vili  

    Finali süper bitmiş :)

  5. MyBiber  

    Ben de çok üşüyen biri olarak vili gibi finale bayıldım doğrusu. Dört dörtlük olmasın; yüreğim dahil ısıtsın yeter.

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom)