ve şimdi reklamlar...
Otobüslerde sürünmekten algılarım açık geziyorum bu aralar.. Yanımdaki gerzek gerzek konuşan çiftleri dinlemektense kendime camdan bakıp eğlence yaratmaya çalışıyorum :)
neyse kafama takılan ilk reklam akımı: Yazlıktaki kız :) kanyonda diye bir reklam... aslında ilk gördüğümde aklıma gelen tek şey vardı; çocukların cinsel istismarı... Anlatılmak istenen başka birşeyle anlatılamaz mıydı? Ben nasıl image bulabiliyorsam bloguma, o kadar parayı bastırıp reklam ajansıda daha yaratıcı birşey bulabilirdi... bence... sonra atılan başlıklar da komik geldi.. yazlıktaki o kız??? eee nolmuş o kıza? nesi var nesi yok? nerde?? kanyonda mı?? peki bir kız vardı yazlıkta, bana verecekti, o da orada mı acaba? gibi gibi gibi.. cmylmz sölese bunu altınıza sıça sıça gülerdiniz, ben söyledim ya bok oldu... herşey yaz aşklarımız kadar masum mu?
ahanda buradan PR'ı yapılan kanyon reklamının sitesine gidebilirsiniz; http://www.yazliktakikizkanyonda.com/

neyse... sonraki reklamlar... 30A yani Beşiktaş - MEcidiyeköy otobüsünün tam kıçında bir reklam vardı.. İStanbul gibi bir şehirde toplu taşımanın önemini herkes bilmektedir. Başta İBB olmak üzere çeşitli kuruluşlar toplu taşımaya önem vermekte ve insanları toplu taşımaya özendirmektedir. Yapı Kredi bankasının dandik reklam ajansı Taksim - Sarıyer 20km olan bir harita ve altına da şu sloganı koymuş; "Sarıyer-Taksim 20 dakika bu şehir arabasız çekilmez" ve de sonra en alta kendi reklamlarını; taşıt kredisi... pehhh... saat 17.38 civarında barbaros bulvarında bunu gören taşıt sahibi sizlere öyle bir cümle kurar ki ; "ha ....."
ve Milka...
ve milkanın alkışlara değer, yıllarca emek verip ortaya çıkardıkları arge projesini ayakta alkışlıyorum!!! ilk gördüğümde dedimki herhalde milka çukulata kağıdı bitince atmayın, çünkü katlayıp uçak yapabilirsiniz.. meğer öyle değilmiş; milkanın yeni ambalajaları açılıp kapanabilir ve katlanabilirmiş... vayyyyyyyyy beeeeeeeeeeeee.... sanki açtığında bitmiyor o meret... sonsuz arz var içinde paketin... bayatlamaması için yapmışlar bunu.... vay a.q diyesiniz geliyor...
ve TTNet..
kusucam artık telekomdan... her yerrde onlar..marka kirlenmesi diye birşey bilmez mi bunlar :S her yerde vitamin vtamin... vitamini hiç ama hiç incelemedim ama incelemeyi de düşünmüyorum... yıllar önce vitamin diye bir eğitim - öğretim cdleri paketi vardı.. bence tam bir fiyaskoydu... eğer bu ttnet vitamin o projenin devamıysa, tebrik ediyorum, güzel kilitlemişler bayat ekmeği :) yok bu yeni birşey diyorsanı; yanlış seçim....
veeeeeeeeee Vodafone...............
başlığı bu yapcaktım ama kendi içimde süpheye düştüm :) aslında vodafone 'un üst kesimlere hitap eden akıllı reklamlarını ve görsellerini çok beğeniyorum.. çok başarılılar şüphesiz.. özellikle bu son her yeri buğulu camdan çocuk bakıyor afişlerini çok beğendim... çok orjinal olmuş... ama anlamadığım yeri çocuk cama ne yazmış? cık cık cık mı yoksa kıçımın kenarı vodafone mu :)

ve pentiiiiiiiiiiiiiiiiii...........
bir erkek tüketici olarak çok seviyorum penti reklamlarını...delly başarılılar..tabiki bunda Nil Karaibrahimgil'in çok büyük özelliği var... pentiye söyleyecek en ufak sözüm bile yok..bir tek ricam var, bu Nil Karaibrahimgil' li afişlerinizi wallpaper falan yapıp sitenize koysanız? Benim gibi eminim bunların manyağı çoktur :) thanx a lot :) aylav so maç :)
have good day...
best wishes...
tnrzclk
best wishes...
tnrzclk

16 Ekim 2008 00:24
ooo bu ne yahu reklamına göre muamele var burda cık cık cık :))
benim favori reklamlarım temizlik ürünlerine ait. ilki sadece evini değil saçı başı da dağıtmış tuhaf görünüşlü bir kadının mutfak ve banyoyu anca bilmem ne marka temizleyiciyle zahmetsizce temizleyebildiği reklam. yahu o banyonun o mutfağın hali ne, senelercxe temizlemezsen nasıl çıksın zaten beni salak mı sanıyorsun.
diğeri de perde, tül yıkama ürünüyle ilgili. kadın giyinmiş pardesüyü almış şemsiyeyi giderken komşusu aaa bu ne hal diye sorunca kadında hava kapalı diyo. sonra zeki komşunun yardımıyla aslında kapalı gösterenin hava değilde perdelerin leşliği olduğu ortaya çıkıyor.
yani bazen bizi harbiden salak yerine koyuyorla bak sinirlendim şimdi yahu :))
16 Ekim 2008 01:02
ttnet reklamlarına bende pek gıcıgım helede şu karı koca tiplemesine Allah'ım kaldır şu ttnet reklamlarını başımızdan gözümüzden ne oluuur
16 Ekim 2008 14:35
Başlık varya sürükledi getirdi beni buraya ve karşıma reklamlar reklamlar reklamlar çıktı :)
Penti; evet çok seksiiii ;)
16 Ekim 2008 19:12
Kanyon'un bahsettiğin reklam afişini bende dün Üsküdar'dan eve dönerken fark ettim ve seninle hemen hemen aynı şeyi düşündüm. Gerçi ben büyük küçük farketmez her yaş grubundaki bayanın bu tür saçma salak reklamlarda kullanılmasına karşı biriyim. İnsanlar artık para için ruhlarını şeytana satacak duruma geldiğinden reklam yapımcılarını da suçlayamıyorum tabi suç tamamen cinsel obje olarak kendilerini kullandıran aptal kadınlarda ve çocuklarını bu tür reklamlar için kullandıran ailelerde. Ahlak anlayışından ahlak anlayışına da değişen bir durum tabi bu anlayışların göreceli olduğu düşünülürse..
TTNet reklamları baydı artık gerçekten de.. Laf olsun diye ünlüleri çıkartıp duruyorlar sinir katsayımı artırmaktan başka bir işe yaramıyor mesela şuan dönen Gülse Birsel'i vitamin reklamı :l Buna gülen insan var mı acaba?
17 Ekim 2008 19:25
Eleştiriler hoş ve yerinde ancak, Recep İvedik'li Turkcell'e dokundurmadan olmaz.
Ya da hayattaki her şeyden daha önemli olan " bi biskrem versem"'i atlamak ne kadar mümkün?
18 Ekim 2008 01:58
Çok sevimli olduğunu söyleyen olmuşmuydu sana :)
Senin düşlerin sattıklarımdan bile büyük :))
Harikasın.