Subject: İki insanı aynı eve tıkmak?

[ Teknik Tanım ]

Evlilik nedir?

İki bireyin yıllar süren yalnızlığını sonlandırmak adına birbirleri arasında yaptıkları çıkar anlaşmasının resmiyete dökülmesi ve karhan birbirlerine katlanma üzerinde hem fikir olunmasıdır

[ Terapik Tanım ]

Karı- koca olarak birlikte olma, bir araya gelme davranışına “ evlenme” ve kurulan bu ilişkiye de, “evlilik” adı verilmektedir.

[ Lover Tanım ]


Aşkım biz süper bir çift olduk, biz birbirimizin olmalıyız….

[ Sosyal Tanı ]

Su ile çölün kavuşması?

Alt başlıklara inmekte fayda görüyorum.. Kimse yanlış anlamasın; evlilik kurumunun var olup olmamasını değil; iki insanın bir arada yaşama arzusunun nereden geldiğini anlatmaya çalışıyorum.

İki insanı aynı eve sokmak en başından beri saçma bir projeydi zaten. Evet yargı durumu bu… farklı bir bakış açısı, enterasan bir deneyim? Neyin deneyimi mi? Tabiî ki de bu fikri duyma ve kendi içinizde hazmetme…

Yıllar sonra emekli olup sakin bir köy kasabasında hayata yeniden sessiz saki başlama hayalleriyle var olan bir insanoğlu için kolektif bir yaşamdan bahsetmek ne kadar doğru bende çok soruyorum bu soruyu kendime…

Yalnızlık ömür boyu mu? Tabiî ki de hayır…. Sujenin objesi mi yanlış yoksa? O bizi ilgilendiren bir konu değil galiba; ya da konuyla ilintili…

Bireylerin bir arada yaşama arzusu nereden geliyor? Biz karı kocayız? Tabiî ki de buradan gelmiyor… nedenini bence belirtmeden minik bir hayalperizm… Evli olup da farklı evlerde barınma durumu? Özel hayatın paylaşımı üst düzeyde, hafif flört kokan ama ciddi, hafta sonları sosyalleşmenin birlikte dibine vurulurken de hafif kanatlarınla özgür bir evlilik kurumu? Saçma mı?

Ortak bir hayat ; iki farklı rüya… neden olmasın ki diyorum zaman zaman…

Sosyalleşme ortamı kırathaneler? Kırathanelerin tavan yaptığı dönemler çoktan geride kaldı… Sosyologların birçoğu kırathaneler bireylerin sosyalleştiği, bizim kültürümüzün devam ettiği yerler olarak lanse edilir…. Doğru mudur? Fifty fifty…

Be different! Think different! Hatun dırdırının olmadığı, ev stresinden uzaklaşıldığı, özgürlüğün keyfinin çıkarıldığı yerler kırathaneler… gündüz yengeyi göremediğine göre gece de görmesek de olur gibi…? Evlilik? O kağıtta kaldı…

Evet, iki insanı aynı eve tıkma projesi baştan saçma bir proje… parayı ve zamanı optime edebilmek için… iki farklı evin giderlerindense tek evin gideri olması için… haftanın bir de bilmem kaç saatini ayrı bir yerlerde yaşayan eşinizi görmek için harcamaktansa her sabah kalktığınızda kolunuzun altında olması için…

Evet evet… optimizasyon… iktisadi açıdan evlilik kurumu…

Saçma mı? Ne kadarı ya hangi kısmı?

Yoksa ben mi deliriyorum, tanrılar mı?

Best wishes
tnrzclk

3 yorum

  1. beenmaya  

    "ancak Tanrı'nın sonsuz lütfuyla var olabilen saçma bir icattı evlilik. birbirini yeni tanıyan, aralarında hiçbir akrabalık olmayan, yapıları başka, kültürleri başka, hatta cinsleri bile başka iki insanın birdenbire kendilerini birlikte yaşamaya, aynı yatakta yatmaya, belki de her biri başka başka yönlere gitmek üzere çizilmiş iki yazgıyı bölüşmeye mahkum bulmalatı her türlü bilimsel düşünceye aykırıydı. evliliğin sorunu şu diyordu, her gece seviştikten sonra sona erer, her sabah kahvaltıdan önce yeniden kurulması gerekir." (s.238)

    Kolera Günlerinde Aşk-G.G.Marquez

  2. vili  

    Yıllar öncesinde bir büyüğüm derdi ki..eşimle ayrı evleri paylaşlıyız, özlemeliyiz birbirimizi. Yıllar yıllar sonra evlendiğinde bunu yapamadığını gördüm :) Yada yapmadığını.

  3. ugenist  

    "Acizlerin işidir evlilik" derler. Ve yalnızlıktan korkmaya görsün ya da aşkı bulduğunda atar imzayı.

    Duygusallığı yaşayabildiğim, hislerimin ölmediği anları düşünüyorum da... Evlilik son noktaydı, idol(!)dü.

    Bir zamanlar aşık olduğun biriyle değil de paylaşabildiğin şeylerin asla tükenmediği insanla aynı evde ömür boyu yaşamak ve uyandığında göğsünde uyanmak. Güzel olmalı...

    Çelişmedim, yalnızlıktan korkan acizim.

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom)