çok manidar çokkkk :)
yeni yeni afyonum patlıyor diyelim hayata karşı :) bu esnada bazı blogcu arkadaşlarımı ihmal ettiğim bir gerçek :s ama onları seviyorum sevmeye de müthiş bir hızla devam ediyorum :) ama bir tanesinin bugünlerde doğum günü vardı, sözde bana haber vercekti falan ben onu partilere sokup vodka vişne yapcaktım ama yalan oldu galpa :P neise pas geçiyorum şimdilik! :)
yavaş yavaş konuma giriş yapmak istiyorum...hani böyle lisede bazı hocalar vardı, derse girdikten 5 dk sonra geyik yapıp, hadi çocuklar yavaş yavaş derse başlayalım derlerdi :) bak çok mutlu oldum hatırladım şimdi :))
bugünlerde malt dinliyorum... cenk abi falan süper ya :) seviyorum kendilerini... hemen şarkı sözlerini topicim yaptım :) zaten genelde göndermeli, alengirli başlıklar seviyorum.. psikopatmıyım neyim :)
bugunkü dersin konusu [ bak yine ne hatırladım; hocalar zorla her ders, ders: hayat bilgisi, konu: bilmem ne diye tahtanın sol üst köşesine yazdırırlardı...] pare pare top atışları... işte müzikten aklıma gelmişti... ne bilim bu anzak günlerinde tüfek atışları falan... garip garip...
"o beni mitolojiden biri sanıyor!"
di mi mitoloji güzel birşey... ben çok seviyorum, ömrümü adayabilirim valla ama böyle saçma ve boş şeylere vakit ayıramam :) böyle de kendi içimde çelişik bir insanım :)
mitolojide 3 ve 7 ' nin çok mübarek sayılar olduğu söylenir...ne bilim sadece mitolojide değil; masallar, efsaneler, söylentiler falan... mesela fal bakarken 3 vakte kadar kısmetin var, 7 tane balık görünüyor, üç kral hikayesi, 7cüceler, 7 büyük günah, falda 3 yolun var, 7 kocalı hürmüz, 3 anadolu şehri, 3 mitolojik şehir, yedi uyurlar, adaya düşsen alacağın 3şey falan diye gider...
"toplumsal inanmacalar..."
bir gün birilerini yolda kenara çekmişler aklından 1-10 arasında bir sayı tut demişler... farklı toplumlardan birçok insan aynı cevabı vermiş; 3 ya da 7
"Olmaz ilaç sine-i sad pareme On pare top atisi yap duyur cümle aleme Duyulmaz!"
işte girişi yapıyorum artık... bu pare top atışları neye göre belirlenir? kafasına göre sıpıttırmacamı var? bilelim ki, düğünümde ona göre attırcam :)
Aslında bu pare pare top atışı eskilerden günümüze kadar ulaşmış bir selamlama şeklidir. Selamlama tarih boyunca, selamlayanın kendisinin silahsız olduğunu ve karşısındakinin gücünü kabul ettiğini belirten bir ifade şekli olmuştur. Eli başa götürerek selam vermenin, hatta tokalaşmanın bile amacı karşısındakine elin boş ve silahsız olduğu mesajını vermekti.r Elde kılıç veya mızrak varsa bunların ucu yere ve biraz sağa doğru yani düşmana bakmayacak şekilde eğilirdi. Günümüzde subayların kılıçlarının ucunu yere doğru eğerek selam veriş şekilleri de o günlerden kalmadır. Hatta The Castle (kale) ve bilumum ve minumum şövalyeli filmlerde görebilirsiniz :)
Denizciler dünyayı en çok gezen, yeni ülkeler ve kültürlerle tanışan kişiler olduklarından uluslararası ortak gelenekler, görgü ve centilmenlik kuralları hatta kıyafet benzerliği de onlarda görülmektedir.3 ve 7 sayılarının böyle denizciler sayesinde toplumdan topluma dolaştığı varsayımları da mevcuttur. Dost gemiler karşısında kürekleri yatay duruma getirmek, yelkenleri indirmek, personeli yelken direklerine çıkarmak veya güverteye dizerek (çimariva) savaş yerlerinde olmadıklarını göstermek ve selamlama yapmak, topların namlularını aşağı bakacak şekilde çevirmek hep bu eski uluslararası denizcilik kurallarından kalmadır. Törenlerde falan ya da komutanlar gemide dolaşırken sıra sıra bahriyelilerin gemiye dizilmelerinin mantığı da burdan gelmedir :)
Savaş gemilerinin top atışı ile selamlama yapmaları da bu geleneklerin bir parçasıdır. Mermi sürülmemiş şekilde kuru sıkı ateşlenen toplar, öldürme amacının olmadığının, elde kalan barutun da havaya sıkılarak bitirildiğinin, dolayısıyla dostluğun ve karşıya bir zarar verme niyetinin olmadığının bir göstergesidir.
Gemilerin top atışı ile selamlama yapma geleneklerinin tam olarak ne zaman başladığı bilinmiyor. Tarih araştırmacılarına göre gemilerin yanaştıkları limanlarda dostluk mesajı vermeleri 7 atış yapmaları ile başlamış. Buna karşılık karadaki kale burçlarından geminin her bir atışına karşılık 3'er top atışı yapılırmış. Yani gemi 7 atışını bitirdiğinde karadaki toplardan da 21 atış yapılmış olurmuş.
Gemiden ve karadan yapılan bu dostane top atışlarındaki 7 ve 3 sayılarının, bu sayıların gizli güçleri olduğuna dair tarih boyunca duyulan inançlardan kaynaklandığı sanılıyor. Başlangıçta gemi ve kara birlikleri arasındaki selamlaşmada gemilerin 7, kara bataryalarının ise 21 pare top atış yapmalarının sebebi ise teknolojik imkânlardı.
İlk zamanlarda top atışlarındaki barutta kullanılan sodyum nitratın gemilerde ve deniz şartlarında bol miktarda depolanması çok zordu. Denizciler gemilerindeki barutu kontrollü harcarlarken karadakiler bolca kullanabiliyorlardı. Ne zaman ki barutta potasyum nitrat kullanılmaya başlandı, o zaman her iki tarafın da atış sayıları 21'e eşitlendi.
Gemilerden yapılan merasim top atışlarının şekilleri ve sayıları ilk olarak 1688 yılında İngiliz donanmasında düzenlendi ve en küçük rütbeli subaydan krala kadar herkesin karşılandığı bir top atışı sayısı tespit edildi. Ancak İngiltere'nin gemi ve subay sayısı o kadar çoktu ki gemilerden top atışı sesleri eksik olmuyor, bu arada çok ciddi miktarda barut havaya savrulup gidiyordu. 1730 yılında bu işe tekrar bir düzenleme getirildi ve gemilerin sadece kraliyet için 21 pare top atışı yapabilecekleri karara bağlandı.
On dokuzuncu yüzyılda diğer ülkeler de karşılıklı selamlama ve saygı ifadesi için 21 pare top atışı konusunda anlaşmaya vardılar. Kraliyetle idare edilen sömürgeci ülkelerin, kraliyet temsilcilerinin demokratik ülke idarecilerine göre daha fazla sayıda top ateşi ile selamlanmaları, top ateşine önce sömürgelerin başlamaları ve kraliyet için en az 101 pare top atışı istekleri reddedildi ve selamlamada karşılıklı eşitlik ilkesi kabul edildi. 21 pare top atışı ile selamlama geleneği sonradan misafir ülkenin bayrağına ve başkanına karşı bir saygı ifadesi olarak karadan yapılacak atışlar olarak genişledi.
Selamlama ve saygı amaçlı top atışlarında bahsi geçen sayılar hep 3, 7, 21, 101 gibi tek sayılardır. Bunun arkasında da mitolojiden beri gelen tek sayıların uğurlu, çift sayıların uğursuz olduğu batıl inancı yatıyor. Eski zamanlarda limana giren bir gemiden çift sayıda top ateşi yapıldığında, gemi kaptanının veya önemli bir subayının öldüğü anlamına gelirmiş.
işte böyle bir yazının daha sonuna geldik..inşallah birgün ingilizce yayında yapacam :) hikaye bunlar tabe :P
lodosunuz bol olsun :)
nie lodos
?
sölicektim de vazgeçtim, bir sonraki konularımdan birinin başlığı olsun bare :)
yeni yeni afyonum patlıyor diyelim hayata karşı :) bu esnada bazı blogcu arkadaşlarımı ihmal ettiğim bir gerçek :s ama onları seviyorum sevmeye de müthiş bir hızla devam ediyorum :) ama bir tanesinin bugünlerde doğum günü vardı, sözde bana haber vercekti falan ben onu partilere sokup vodka vişne yapcaktım ama yalan oldu galpa :P neise pas geçiyorum şimdilik! :)
yavaş yavaş konuma giriş yapmak istiyorum...hani böyle lisede bazı hocalar vardı, derse girdikten 5 dk sonra geyik yapıp, hadi çocuklar yavaş yavaş derse başlayalım derlerdi :) bak çok mutlu oldum hatırladım şimdi :))
bugünlerde malt dinliyorum... cenk abi falan süper ya :) seviyorum kendilerini... hemen şarkı sözlerini topicim yaptım :) zaten genelde göndermeli, alengirli başlıklar seviyorum.. psikopatmıyım neyim :)
bugunkü dersin konusu [ bak yine ne hatırladım; hocalar zorla her ders, ders: hayat bilgisi, konu: bilmem ne diye tahtanın sol üst köşesine yazdırırlardı...] pare pare top atışları... işte müzikten aklıma gelmişti... ne bilim bu anzak günlerinde tüfek atışları falan... garip garip...
"o beni mitolojiden biri sanıyor!"
di mi mitoloji güzel birşey... ben çok seviyorum, ömrümü adayabilirim valla ama böyle saçma ve boş şeylere vakit ayıramam :) böyle de kendi içimde çelişik bir insanım :)
mitolojide 3 ve 7 ' nin çok mübarek sayılar olduğu söylenir...ne bilim sadece mitolojide değil; masallar, efsaneler, söylentiler falan... mesela fal bakarken 3 vakte kadar kısmetin var, 7 tane balık görünüyor, üç kral hikayesi, 7cüceler, 7 büyük günah, falda 3 yolun var, 7 kocalı hürmüz, 3 anadolu şehri, 3 mitolojik şehir, yedi uyurlar, adaya düşsen alacağın 3şey falan diye gider...
"toplumsal inanmacalar..."
bir gün birilerini yolda kenara çekmişler aklından 1-10 arasında bir sayı tut demişler... farklı toplumlardan birçok insan aynı cevabı vermiş; 3 ya da 7
"Olmaz ilaç sine-i sad pareme On pare top atisi yap duyur cümle aleme Duyulmaz!"
işte girişi yapıyorum artık... bu pare top atışları neye göre belirlenir? kafasına göre sıpıttırmacamı var? bilelim ki, düğünümde ona göre attırcam :)
Aslında bu pare pare top atışı eskilerden günümüze kadar ulaşmış bir selamlama şeklidir. Selamlama tarih boyunca, selamlayanın kendisinin silahsız olduğunu ve karşısındakinin gücünü kabul ettiğini belirten bir ifade şekli olmuştur. Eli başa götürerek selam vermenin, hatta tokalaşmanın bile amacı karşısındakine elin boş ve silahsız olduğu mesajını vermekti.r Elde kılıç veya mızrak varsa bunların ucu yere ve biraz sağa doğru yani düşmana bakmayacak şekilde eğilirdi. Günümüzde subayların kılıçlarının ucunu yere doğru eğerek selam veriş şekilleri de o günlerden kalmadır. Hatta The Castle (kale) ve bilumum ve minumum şövalyeli filmlerde görebilirsiniz :)
Denizciler dünyayı en çok gezen, yeni ülkeler ve kültürlerle tanışan kişiler olduklarından uluslararası ortak gelenekler, görgü ve centilmenlik kuralları hatta kıyafet benzerliği de onlarda görülmektedir.3 ve 7 sayılarının böyle denizciler sayesinde toplumdan topluma dolaştığı varsayımları da mevcuttur. Dost gemiler karşısında kürekleri yatay duruma getirmek, yelkenleri indirmek, personeli yelken direklerine çıkarmak veya güverteye dizerek (çimariva) savaş yerlerinde olmadıklarını göstermek ve selamlama yapmak, topların namlularını aşağı bakacak şekilde çevirmek hep bu eski uluslararası denizcilik kurallarından kalmadır. Törenlerde falan ya da komutanlar gemide dolaşırken sıra sıra bahriyelilerin gemiye dizilmelerinin mantığı da burdan gelmedir :)
Savaş gemilerinin top atışı ile selamlama yapmaları da bu geleneklerin bir parçasıdır. Mermi sürülmemiş şekilde kuru sıkı ateşlenen toplar, öldürme amacının olmadığının, elde kalan barutun da havaya sıkılarak bitirildiğinin, dolayısıyla dostluğun ve karşıya bir zarar verme niyetinin olmadığının bir göstergesidir.
Gemilerin top atışı ile selamlama yapma geleneklerinin tam olarak ne zaman başladığı bilinmiyor. Tarih araştırmacılarına göre gemilerin yanaştıkları limanlarda dostluk mesajı vermeleri 7 atış yapmaları ile başlamış. Buna karşılık karadaki kale burçlarından geminin her bir atışına karşılık 3'er top atışı yapılırmış. Yani gemi 7 atışını bitirdiğinde karadaki toplardan da 21 atış yapılmış olurmuş.
Gemiden ve karadan yapılan bu dostane top atışlarındaki 7 ve 3 sayılarının, bu sayıların gizli güçleri olduğuna dair tarih boyunca duyulan inançlardan kaynaklandığı sanılıyor. Başlangıçta gemi ve kara birlikleri arasındaki selamlaşmada gemilerin 7, kara bataryalarının ise 21 pare top atış yapmalarının sebebi ise teknolojik imkânlardı.
İlk zamanlarda top atışlarındaki barutta kullanılan sodyum nitratın gemilerde ve deniz şartlarında bol miktarda depolanması çok zordu. Denizciler gemilerindeki barutu kontrollü harcarlarken karadakiler bolca kullanabiliyorlardı. Ne zaman ki barutta potasyum nitrat kullanılmaya başlandı, o zaman her iki tarafın da atış sayıları 21'e eşitlendi.
Gemilerden yapılan merasim top atışlarının şekilleri ve sayıları ilk olarak 1688 yılında İngiliz donanmasında düzenlendi ve en küçük rütbeli subaydan krala kadar herkesin karşılandığı bir top atışı sayısı tespit edildi. Ancak İngiltere'nin gemi ve subay sayısı o kadar çoktu ki gemilerden top atışı sesleri eksik olmuyor, bu arada çok ciddi miktarda barut havaya savrulup gidiyordu. 1730 yılında bu işe tekrar bir düzenleme getirildi ve gemilerin sadece kraliyet için 21 pare top atışı yapabilecekleri karara bağlandı.
On dokuzuncu yüzyılda diğer ülkeler de karşılıklı selamlama ve saygı ifadesi için 21 pare top atışı konusunda anlaşmaya vardılar. Kraliyetle idare edilen sömürgeci ülkelerin, kraliyet temsilcilerinin demokratik ülke idarecilerine göre daha fazla sayıda top ateşi ile selamlanmaları, top ateşine önce sömürgelerin başlamaları ve kraliyet için en az 101 pare top atışı istekleri reddedildi ve selamlamada karşılıklı eşitlik ilkesi kabul edildi. 21 pare top atışı ile selamlama geleneği sonradan misafir ülkenin bayrağına ve başkanına karşı bir saygı ifadesi olarak karadan yapılacak atışlar olarak genişledi.
Selamlama ve saygı amaçlı top atışlarında bahsi geçen sayılar hep 3, 7, 21, 101 gibi tek sayılardır. Bunun arkasında da mitolojiden beri gelen tek sayıların uğurlu, çift sayıların uğursuz olduğu batıl inancı yatıyor. Eski zamanlarda limana giren bir gemiden çift sayıda top ateşi yapıldığında, gemi kaptanının veya önemli bir subayının öldüğü anlamına gelirmiş.
işte böyle bir yazının daha sonuna geldik..inşallah birgün ingilizce yayında yapacam :) hikaye bunlar tabe :P
lodosunuz bol olsun :)
nie lodos
?
sölicektim de vazgeçtim, bir sonraki konularımdan birinin başlığı olsun bare :)

23 Eylül 2008 12:03
yok öyle bişi. ben kendi kendime kutlucam cicim. gelcem bara sen artık bişiler ısmarlarsın di mi :))