Kim bu kaçan?

Bir arkadaşım "On yıl evli kaldım. Boşanınca gördüm ki, ilişkiler çok değişmiş. Puzzle mı oynuyoruz, scrabble mı anlamadım gitti" diye dert yanıyordu geçenlerde. Haksız sayılmaz.

Günümüz ilişkilerinin geldiği nokta budur: Oyun! Elinde ne kadar taktiğin varsa, o kadar önde başlıyorsun oyuna, pardon ilişkiye. Komutanı, ilişkileri "oyun teorisine" göre yönlendiren yazar İlhan Uçkan olan meydan muharebesi sanki!

"Kaçan kovalanır" oyunu, en bilinen taktik mesela. Yerine göre "tapanı teperler, tepene taparlar" da denir ama kime sorsanız taktikle ilişki yürütmeye karşıdır. "Asla kovalamam, kaçmayı mı hiç beceremem" der herkes. İyi de kim o zaman bu kaçan ve kovalayan?

Kaçana her aradığınızda ulaşamazsınız. Merak edip üst üste arayın, mümkünse onu kaybettiğinizi düşünün, diye çıkmaz öyle her telefonunuza. Ezkaza telefonunu açtığında da gizemlidir, hemen kapatmak ister. Ya da gerekçe belirtmeden, "Seni daha sonra arayayım mı" der. Arar mı? Arar aramasına ama beş saat sonra mı, ertesi gün mü bilinmez. Siz bu arada mide krampları geçirir, "Tamam bitti galiba bu ilişki" diye düşünürsünüz.

Her istediğinizde görüşemezsiniz kaçanla. Hep bir bahanesi vardır. Üstelik kendinizi değersiz hissedin diye sudandır hepsi de. Lütfedip görüşmeye karar verdi, buluştunuz. Günü tamamen size ayırdığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Erken ayrılır ortamdan; kendince önemli, ama yine sudan sebeplerle.

Genelde mutsuz durur kaçan. İlişkiden tatmin olmadığını düşünün, çabalayıp onu mutlu edebilmenin 1001 yolunu arayın diye. Anlayacağınız kaçan, yakalamaya çalıştıkça zıplayan kurbağa gibidir.

Peki neden kaçar insan sevdiğinden?

Kaçanın cinsiyetine göre değişiyor sebep. Kaçan hemcinslerim üzülecek ama bugüne dek kaçtıkça üzdüklerine saysınlar.

Efendim kaçan kadınsa, "çirkin kadın sendromu" deniyor eyleme. Neden mi? Güzel kadının kaçmaya ihtiyacı yoktur; erkek her halûkârda peşinden gider. Çirkin kadın öyle mi ama? Erkeğin ilgisini ancak kaçarak taze tutabileceğini bildiği için, kaçar da kaçar. Sözde "gizemliyim" mesajı yollayarak, "Beni çözmeye çalış ki, sürekli zihnini kurcalayayım, gündeminde kalayım" der. Anlamsızlık, anlamaya çalışmayı gerektirir çünkü. Düşünsenize her şeyiyle ortada olanın, her arandığında bulunanın cazibesi olur mu? Bir de erkeklerin, "Kadın çirkin ama garip bir çekiciliği var" sözünü hatırlayın. İşte o misal.

Gelelim kaçan erkeğeYani "playboy sendromuna". Erkek "kaçayım da peşimden gelsin" deyip kadın gibi ilişkiye heyecan katmak için yalandan kaçmaz. Kaçıyorsa; kadını elde etmiş, bir daha görüşmek istemiyordur. Ya da uzun süreli ilişkiden sıkılmış ve ayrılmak istiyordur. Ama nasıl söyleyeceğini bilemediğinden, dahası dersini oraya kadar çalıştığı için, playboy erkekler gibi yok olur veya kaçar. Ta ki kadın anlayıp da kovalamayı bırakana dek


Özsel Tortop
ozsel@merkezdergi.com.tr

"alıntıdır."
kaynak: http://www.yeniaktuel.com.tr

1 yorum

  1. beenmaya  

    yav hoşlanıyosan, aşıksan seviyosan niye kaçarsın, niye kovalarsın anlamam ki...yaşayın işte içinizden geçtiği gibi...

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom)