
Kadının da yaşadıklarınınn adı yok aslında. Şimdi sizlere yakında vizyonda uzun bir süre bizleri meşgul edecek yeni bir anlatının izlenimlerini aktaracağım; Beenmaya's Diary: Kadınlar Arasında...
Beenmaya sevenler ve filmlerini takip edenler, filmlerini her izlediklerinde kendilerini bildik, sıcak ve rahat bir ortamda hissederler. Daha önce defalarca duydukları cümleleri, tanıdıkları harfleri Beenmaya' nın ayazından farklı bir şekilde hissederler...
Canlı renklerin, özellikle kırmızının bütün arzusunun perdeye yansıdığı; hayatını ve yaşanmışlıklarını bütün samimiyetiyle izleyiciyle paylaşmaktan çekinmeyen, sanki yıllardır tanıyormuş gibi hissetttiğimiz bir karakter bize eşlik ediyor filmde...
Gece karanlığında dinlediğimiz hüzünlü bir şarkıyı anons eden bir DJ' den farksız gibi aslında. Beenmaya müdavimleri için artık çok tanıdık bir evin sahibi gibi...
Daha önce de belirttiğim gibi kadının adı yok aslında...Film, bir kadının yeni bir başlangıç yapmak üzere büyük bir kentten bir kasabaya taşınmasını konu ediniyor.Başrolündeki Beenmaya, inandırıcılığını arttırmak ve rolüne hazırlanabilmek için 1 yıl boyunca bir zeytin çiftliğinde, tek başına yeni bir hayat kurduğunu da biliyoruz ki bu ona en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandırdı.
Yeni bir dünyaya yabancı bir kadının huzur - mutlululuk ve güven arayışlarının gerilimli ve duygusal hikâyesini izliyoruz.Sıkılmışlığının ve geçmişinin onun yaşamı üzerinde bıraktığı izlerini anlatan film, kırmızı tonlardaki görüntü ve kırmızı ağırlıkle dekorasyon yönetimi ile de ön plana çıkıyor. Kırmızının kadının rengi olduğu fazlasıyla vurgulanıyor...
Beenmaya hayatının bölünmüş anlarını anlatırken, film ilerleyen sahnelerde tüm kadınların hikâyesini anlatmaya başlıyor. Ruhunuzda oldukça farklılık yaratan film, giderek kazanılan deneyimlerin farklı yönlerini ve insanların öteki yüzlerini gözler önüne seriyor.
Filmin daha en başından hayata karşı güçlü , becerikli, cömert, dediğim dedik ve zorlukları aşabilen ve bütün bunları yaparken de inanılmaz bir enerji saçan rol Beenmaya' ya çok yakışıyor. Normal bir kadının hayatında kolay kolay karşılaşamayacağı türden olayların karşısında bile o asil havasını hiç bozmuyor ve bunları günlüğüne not ediyor.Hüznü, dramı, trajediyi yine tutkuyla, yine ihtiyacımız olan bir ruh haliyle birleştirip, yine kırmızının arasından bakıyor, bizi yine o çok sevdiğimiz, ait olduğumuzu hissettiğimiz Beenmaya dünyasına davet ediyor.
blogperde için kırmızı günlük' e ve Beenmaya'ya çok teşekkür edioyorum :))
beenmaya'nın dünyasına gitmek için de beenmaya.blogspot.com diyorum :)

27 Ağustos 2008 17:10
noluyo yahu ben daha bir bloguma sahip çıkamamışken (blogum başka bir mail adresinden gelen talep üzerine silinmiş bilmem haberin var mı) sen beni yıldız yapmışsın yahu. inanacaklar mı dersin :))
27 Ağustos 2008 17:15
bu arada zor bir gündü (son günlerde niyeyse hep öyle ya) gülümsettin beni sağolasın. çok teşekkür ederim (bak şımarmama az kaldı haaa)
27 Ağustos 2008 17:29
Hemen linki inceliyorum..Üç kuruş fazla olsun yinede kırmızı olsun demişler ( kim demiş bilmem ama ) :))
İyi haftalar..