Tanımadığım bilmediğim biri aslında mel... Çok da fazla ortak yanımız yok, blog yazmaktan ve arada onun yazdığı yazılarda güzel birşey hissetmekten başka... Mel sevdiğim ender bloglardan biri... Gerçekten çok güzel yazdığına inanıyorum. Ayşelere takık olmasam belki bir ihtimal Fanı olabilirdim ama üzgünüm :) Arada benimde içimden mel gibi içsel, duygusal birşeyler yazmak geliyor ama meli gördükten sonra çok da fazla hevesim kalmıyor. Şaka bir yana ben onun kadar cesur olamıyorum bir parça da olsa, yazdıklarımı haykırmamda...
Melin dünyasına dalmak ve biraz kurcalamak için; en sevdiğim blog listemden ya da
www.melindunyasi.blogcu.com adresinden ulaşabilirsiniz. Oraya click edince beni unutmayın ama yaw :(( Mel umarım burada yapacağım alıntıdan dolayı beni utanç duvarına şikayet etmezsin :D Melin son yazdığı Kırıldığında şiirinden bir kaç dize takıldı süzgecimin atardamarına :) bende yazmak için hıh tam zamanıdır dedim :)

Sıcak bir yaz gününde, mahalle arasında ki yazlık sinemanın kocaman perdesinde,
ağdalı aşk sözleri sözleyen aşıkları izlemek güzel olurdu diyor kalbim şimdilerde..

bunları yazan mel... O'nun dünyası...

benim dünyamda neler olup bitiyor :) bugünkü sınavım süperbeta geçti :) size sabaha kadar public choice 'dan bahsedebilirim. Samuelson grafiği, neoklasik iktisat falan derken bir sürü bir sürü teoriyi yeniden yazabilirim. Eski iktisat teorim fırtınalar koparırken, bir yenisini daha piyasa ekonomisinin kaldırabileceğine inanmıyorum :) Bu arada hali hazırda kıyıda köşede paranız varsa petrolün varil fiyatının düşmesiyle birlikte, imkb de işlem gören enerji şirketlerinin hisselerini almanızda fayda var :)

bugünlerdeki içsel kavgam büyüyüp büyümemle alakalı. uyudum büyüdüm gibi göründüm ama büyümedim dizelerini tekrarlayıp, büyümüş taklidi altında garfield gibi davranmam canımı sıkmaya başladı. doğum günümünde yaklaşması, evlenme telaşı (ki daha 7 - 8 yıl var) falan sardı beni...

Hani mel diyor ya yazlık sinemalar diye... Ben yazlık sinemayı Vizontele de gördüm... Bizim oralarda yazlık sinemayı bırakın sinema nedir kelimesini hatırlamakta bile zorlanıyorum. Olsa bilirdim, çünkü kuzenler falan kaçırmazdı. Yoksa niye dallas falan takılsınlar? Enrike enrike diye yırtınsınlar? O zaman empati betaya geçmeyi denedim.

Geçemiyorum :) ama bu yazlık sinema olayı ile ilgili içimden haykırmalar geliyor :) elbet dillendiremediklerimi, dillendireceğim...

Siz o zamana kadar ÖSS beni öpsene yazımla oyalanmaya devam edin :)

1 yorum

  1. Adsız  

    nasıl teşekkür edilir bilemedim:)
    son yazını okumak için bloguna girmiştim oysa ki
    yazı bitip de altta Mel le başlayan bi cümle görünce" aha!noluyo" demişim valla:)

    Çok kısa sürede bu kadar güzel izler bırakmış olmak gururumu okşamıyor değil
    hatta "tahtlara" layığım tabiii ki diyesim bile geldi:P

    Sevgiler ve gerçekten koccaman teşekkürler..

    Sevgiyle kal..

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom)