bir kadını ne kadar anlayabildiğimi, çözebildiğimi tam olarak tabiki de kestiremem. sadece benim kendi çıkarsamalarımdan oluşan kumdan kocaman bir kale.bir köpüklü dalgaya bakar içten içe çatlaması, yıkılması... koca bir kütle içinden kendimce farklılaştırdıklarımı seçip, kendimce uzak kıyılara gönderdiklerim...ötesi ya da fazlası değil..
bir kadın için doğru bir seçimi irdeledim.. karpuz değil ki alırken biraz ellesin içimden dedim :) dokunduğun anda sana ben süperim desin... hep diyorum ya gördüğün sandığın değildir, bu da böyle bir şey... görüntüsüne, içinden gelen tok söze kanılmaca, kandırılmaca oyunları... kelek çıkıp çıkmaması piyangoları :)
doğru erkek yok aslında... kadının yanlış seçimi de... bir bakış ,bir duruş, saniyenin 1/10 'da biri...
bugünün yarınını, yarının dününü düşünen ve güzelse tekrar tekrar yaşamak niyetiyle yelkenlerini sonuna kadar açıp deniz türkülerini söyleyen kadınlar; sakin - huzurlu bir koyda demir atmak yerine, fırtınalarla dolu bir maceranın peşinde koşsunlar?
sabaha kadar tek başına(!) üşümekle, kendilerini istemedikleri bir bedenin yanında barındırsınlar... ?
bu yazı bir kadının doğru kişiyi nasıl seçerimi değil, 1/10 ' lik bir anın sonrasını anlatır... fazlasını değil... soruların cevabını vermez ta ki son hadde kadar :)

29 Temmuz 2008 13:22
DOĞRUDUR
HEPSİ HEM DE:)
29 Temmuz 2008 16:15
bir erkek bir kadını, bir kadında bir erkeği yüzde yüz anladığı gün aşk biter bence biliyor musun? ötesi belki ten çeker