biz erkekleri anlatamadık aslında... ne söylemek istiyoruz, ne yapmaya çalışıyoruz, ne için çabalıyoruz, egolarımızı niye yükseltip sonra yerin dibine sokuyoruz çok da irdelemedik, irdeletmedik. hiçbir zaman bir araya toplanıp, bu konu üstüne 2 sohbet etmedik, ettirmedik. gökyüzündeki yıldızlarla söyleşmedik, kahve telvelerinde ruhumuzu umudumuzun bir parçası haline getirmedik.
iki güzel söz söyledik, "seni seviyorum" oldu sebebi
giydiğin sana çok yakışmış dedik, "bu çocuk sana yazıyor" oldu hikayesi
yeni bir güne "günaydın" dedik, pffflarla doldu içi
morali bozulduğunda "güldürelim" dedik, şaklabanlığın üstüne bir de gerizekalı etiketi
olgun davranalım, hayatı paylaşalım dedik, işi bitmiş oldu sözleri
dolu dolu bir hayat vaat ettik, "çocuk lan daha bu çocuk" oldu bezginlikleri..
...
gibi gibi... bıbız & bıtbıt
aslında çok fazla şey istemedik. bu gece dışarı çıkalım, "takılalım" dediğimizde uzuvlarımızı düşünmekten çok bunu söylerken, birlikte güzel vakit geçirmenin hazzını yaşamak istedik. kötü bir anınızın tam ortasında, mutlu olabilmeniz için attık o mesajları... sabahlara kadar, sadece bir bardak kahvenin bizlere eşlik edebilmesi için açmaya çalıştık o en koyusundan konuları...
farklılığımızdan tad almak, farklılığınızı anlayabilmek içindi herşey...
ne biz anlatabildik, ne de siz durumu kotarabildiniz...
paylaşamamışlığımızla kaldı dostluklarımız, sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, aşklarımız, arkadaşlıklarımız...
fasülyenin de dediği gibi %100 uyum olsaydı ten çekerdi ötesi değil...
o da sadece sabaha kadar...
anlatamadıklarımızın peşinde...
yanlış algı & anlatılar için özür diliyorum...
iTheme Techno Blogger by Black Quanta. Theme & Icons by N.Design Studio. Distributed by eBlog Templates
