Milli takımımızın direkten yarı final maçında deyim yerindeyse direkten dönmesi üzerine içimde bloguma birşeyler karalamak için fırtınalar koptu. Bir de NTV' de Hakanlı - Sergenli spoır programını izlerken Lineker'in Alman spor ekolünü açıklamak için yaptığı o müthiş açıklamayı duydum: "Futbol 11 kişiyle oynanan basit bir oyundur. Top gider, gelir ama sonunda Almanlar kazanır."


TV'nin başından kalkıp PC'min başına geçine kadar, orjinalini unutmuş olduğum bu sözü o ünlü arama motorumuzda arattım. Karşıma birkaç güzel futbol yazısı çıktı. Hele bir tanesi var ki o kadar etkilendim ki, kendi yazımı yazmaktan vazgeçip, onu sizlerle buluşturma kararımın daha doğru olacağını düşündüm.




ntvspor.net adresinden Ercan TANER imzalı "Çimdeki Gölgeler" yazısı aşağıda yayımlıyorum:


Çimdeki gölgeler


Şampiyon belli oldu diyenler çoğunlukta. 'Lig bitti yeni sezonu konuşalım, bakın Avrupa Futbol Şampiyonası başlıyor konuyu değiştirelim' diyenler haklı mı acaba? Futbol niye seviliyor? Çünkü futbol hayattır. Hayatımızın fotoğrafları bu oyunun içindedir.

1950 Dünya Kupası finali... Maracana Stadı... 200 bin Brezilyalı Dünya Kupası'nı bekliyor. O zamanki lig usulüne göre beraberlik 'Samba'ya kupayı getirecek. Brezilya 1-0 önde... Maç bitiyor... Brezilya: 1 Uruguay: 2... 'Futbol hayattır.'

Deportivo-Valencia... Deportivo yenerse şampiyon olacak... Dakika 90... Hakem penaltıyı verdiğinde şampiyonluğa sadece 20 saniye var. Usta oyuncu Dukiç topun üzerine geliyor... Ve, ve, ve penaltı kaçıyor. Barcelona şampiyon! 'Futbol sürprizdir!'

Real Madrid 2 yıl üst üste Tenerife deplasmanına gelip şampiyonluğu son maçta kaybediyor, hem de muhteşem kadrosuyla. 'Futbol hata kabul etmez!'

1989... Liverpool-Arsenal. Liverpool kendi sahasında 1-0 kaybetse bile şampiyon olacak. Maçta son dakikalar. Arsenal ikinci golü atıp şampiyon olurken Anfield Road yıkılır. 'Futbol acımasızdır!'

1984, Fenerbahçe-Trabzonspor... Beraberlik Fenerbahçe'nin işine gelirken 89. dakika Dobi Hasan kafaya yükselir ve derin bir sessizlik olur. Trabzonspor şampiyondur. 'Futbol zamana yolculuktur!'

21 Nisan 2001... Şampiyonluğa oynayan Gaziantepspor İstanbul'da rakibi Fenerbahçe karşısında ilk yarıyı 3-0 önde kapatır. Anadolu devrimi gerçekleşmek üzeredir. İkinci yarı film yeniden başlar Fenerbahçe 4 gol atarak tarih yazar. 'Futbol tarihdir'

1987... Son üç haftaya Beşiktaş 50 puanla lider, Galatasaray 48 puanla ikinci sıradadır. Beşiktaş, Malatyaspor'a yenilir, Galatasaray Kocaelispor'u yener ve puanlar eşitlenir, sonra Beşiktaş Denizlispor'dan 85. dakikada yediği golle 1-1 berabere kalır ve şampiyonluğu kaybeder. Daha 1 hafta öncesinde Derwall taraftar tarafından yuhalanıp istifası istenmiştir. Aynı Derwall 1 hafta sonra taraftarın omuzlarında 'Büyük Hoca' naralarıyla kulüpten içeri girer. 'Futbol komiktir!'

Sivasspor-Galatasaray, Fenerbahçe-Gençlerbirliği, Ankaragücü-Beşiktaş... Sabır hayatın ve futbolun erdemidir. Bunların arasına sürpriz girer mi? Unutmayın... 'Futbol hayattır...'

1982 Dünya Kupası, yarı final Fransa-Almanya maçı...Uzatma anları... Fransızlar 3-1 önde... K. H. Rummenige oyuna girer ve maç bir anda 3-3'e gelir. Penaltılar sonunda Almanlar, Fransa'yı kupa dışında bırakırlar. Sonraki yıllarda Lineker şöyle der: "Futbol 11 kişiyle oynanan basit bir oyundur. Top gider, gelir ama sonunda Almanlar kazanır." 'Futbol Felsefedir!'

0 yorum

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom)